HİPOTERMİ VE DEHİDRASYON

14 Ağustos 2015
 
HİPOTERMİ
 

Hipotermi 37C (98.6F) olan normal vücut sıcaklığınızın 35C’nin (95F) altına düşmesi halinde meydana gelen rahatsızlıktır. Genellikle uzun süreli olarak soğuk ortama maruz kalmaktan kaynaklanır. Hipotermi genellikle yağmur, rüzgâr, kar veya soğuk suya maruz kalma gibi faktörler tarafından tetiklenir. Çok uzun süreyle soğuğa maruz kalırsanız, vücudunuzun savunma mekanizması daha fazla ısı kaybetmenizi engellemeye çalışır. Titremeye başlar ve majör organlarınızın sıcaklığını normal düzeyde tutmaya çalışırsınız. Cilde olan kan akışı azalır ve ısı yaratmak üzere hormonlar salgılanır. Eğer vücut enerjisi tükenmişse, hipotermi yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşabilir. Özellikle yaşlı insanlar ve kolay hareket edemeyen hastalar hipotermiye karşı daha hassastırlar. Bebekler de vücutlarının sıcaklık düzenleyici işlevi henüz tam gelişmediğinden hipotermi için risk grubundadır. Uzun süreli olarak soğuk bir odada kalırlarsa hızla ısı kaybederler.

Belirtiler: Hipotermi belirtileri soğuğa ne kadar süreyle maruz kaldığınıza bağlı olarak hafif, orta şiddetli ve şiddetli olabilir. Hafif hipotermi belirtileri titreme, ellerin ve ayakların soğuk olması, kol ve bacaklarda uyuşma, ellerde beceri kaybı ve enerjinin düşük olmasıdır. Hipoterminin orta şiddetli belirtileri ise şiddetli ve kontrol edilemez titreme, yuvarlayarak ve yavaş konuşma, solunum ve nabzın yavaş olmasıdır. Düşünmekte ve etrafınızda olan biteni algılamada zorluk çekersiniz. Hareketlerinizi kontrol etmeyle ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Ayrıca korkak ya da mantıksız davranabilir, hafıza kaybı ve uyku hali gibi belirtiler yaşayabilirsiniz. Şiddetli hipotermi belirtileri yaşamaya başlamışsanız, ellerinizin, ayaklarınızın, kollarınızın ve bacaklarınızın kontrolünü kaybedersiniz. Titreme durur ve bilincinizi kaybedebilirsiniz. Solunum çok yavaşlar veya tamamen durur; nabzınız yavaşlar, düzensizleşir veya durur. Ayrıca adaleleriniz kasılabilir ve göz bebekleriniz genişleyebilir. Hipotermi geçiren bebeklerin cildi soğuyabilir, çok sessiz ve normalde olduğundan daha tepkisiz olabilirler ve beslenmeyi reddedebilirler.

NedenleriHipotermi aşırı üşüme nedeniyle meydana gelir. Uzun süre boyunca soğuk ortamlara maruz kalmanın ardından görülür. Vücudunuzu sıcak tutmaya yetecek kadar kalın giyinmemişseniz veya başınıza herhangi bir şey giymemişseniz (vücut sıcaklığının %20'si kafa bölgesinden kaybedilir) hipotermi riski artar. Çok soğuk olmayan havalarda da hipotermi geçirmek mümkündür. Örneğin yağmurda sırılsıklam ıslanıp ardından iyice kurumadan soğuk bir rüzgâra maruz kalmanız halinde de hipotermi geçirebilirsiniz. Su cildinizden buharlaşırken, vücut sıcaklığınız düşer. Belli gruplar hipotermi geçirme riski taşır. Örneğin yaşlılar, evsizler ve ekstrem sıcaklıklarda yapılan aktivitelere katılan dağcılar, yürüyüşçüler ve kayakçılar gibi. Kendinize gerektiği gibi bakabilme yeteneğinizi etkileyen bir rahatsızlığınızın olması halinde de hipotermi sorunuyla karşılaşabilirsiniz. Alkolikler, ilaç kullananlar ve bir kaza sonrasında iyileşmekte olanlar risk grubundadır. Soğuk odalarda bırakılan bebekler de (12 aylıktan daha küçük olanlar) sıcak tutulmazlarsa hipotermi riski ile karşı karşıya kalırlar.

Tedavi: Hipotermi geçiren insanlar tedavi edilmezlerse, çok kısa süre içinde çok hastalanabilir, bilinçlerini yitirebilir ve ölebilirler. Hipotermiden şüpheleniyorsanız, acil servisi arayın ve derhal tıbbi yardım alın. Tıbbi yardım almanız mümkün değilse, vücut sıcaklığının daha fazla düşmesini engellemeniz gerekir. Dışarıdaysanız, ortamdan korunmak üzere barınabileceğiniz bir yer bulun. Islak giysilerinizi değiştirin ve daha fazla ısı kaybetmemek için el ve ayakları örterek sıcak tutun. Vücuttaki majör organları koruyabilmek için, önce vücudun orta kısmını ısıtın. Bir uyku tulumu, acil durum “uzay” battaniyesi, cilt teması, kuru battaniye, havlu veya çarşaf kullanın. Hipotermi genellikle kademeli olarak gelişir. Vücut yaşlandıkça soğuğa karşı daha az duyarlı hale gelir, bu nedenle yaşlılar sıcaklıktaki düşüşü fark etmeyebilirler. Kişiyi kademeli olarak ısıtın, çünkü sıcak banyo gibi bir yöntemle kişiyi hızlı bir şekilde ısıtmak soğuk kanı kalbe ve beyne çok ani bir şekilde gönderebilir. Sıcak bir içecek de (alkollü olmamak kaydıyla) işe yarayacaktır.

DEHİDRASYON
 

Su kaybı(Dehidrasyon), vücudun gün içerisinde kaybettiği suyu, yeterli su alımı ile telafi edemediğinde meydana gelir.Su kaybı, günlük ihtiyacınızı karşılayacak kadar (8 bardak) su içmediğinizde ve /veya yoğun fiziksel aktivite, çok sıcak bir iklim, ateş veya ishal gibi bir hastalık nedeniyle aşırı sıvı kaybı yaşadığınızda meydana gelebilir.Hafif sıvı kaybının sonucu olarak (vücut ağırlığının %1-2’si) susuzluk, yorgunluk, baş ağrıları ile konsantrasyon ve hafızada düşüş ile dayanıklılık ve spor becerilerinin kaybı ortaya çıkar.

Susuz Kalmayın!
Susuzluk, gün içerisinde belirli aralıklarla 8 bardak su içerek önlenebilir.Susadığımız zaman, su kaybı çoktan belirli bir dereceye gelmiştir. Bu yüzden, herkes gün boyunca düzenli olarak, susamadan önce su içmelidir.Yaşlı insanlar da yaşla beraber özellikle susuzluk hissi ve böbrek faaliyetleri azaldığından yeterince su içmenin öneminin farkında olmalıdırlar.


Yetersiz Su Alımının Sonuçları
Vücuttan kaybedilen su oranı dışarıdan yeterli miktarda su alınarak telafi edilmezse, su kaybı belirtileri ortaya çıkabilir:

  • Susama hissi
  • İdrar oranında azalış
  • Koyu renkli idrar
  • Açıklanamayan yorgunluk
  • Baş ağrıları
  • Ağızda kuruluk
  • Baş dönmeleri
  • Zihinsel fonksiyonlarda düşüş

 

Bu kategorideki diğerleri: TEMEL HAYATTA KALMA KİTİ »